TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit: Arkasında durulmazsa proje biter

Havacılık ve uzay alanında Türkiye’yi temsil eden ANKA, Gökbey, milli muharip uçağı, Altay tankı, MİLGEM platformlardaki imzalarıyla TUSAŞ, yerli ve milli ürünlerini geliştirmeye devam ediyor.

TUSAŞ Motor Sanayi AŞ (TEI) Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit Habertürk’te uzun süredir devam eden projelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

“İLK UÇUŞ İNŞALLAH BU YIL”

Prof. Akşit yerli helikopter motoruyla ilgili “Projenin başlamasından ilk motor prototipini teslimimiz 3 yıl 10 ay kadar sürecek. Ben sayın Cumhurbaşkanımıza “3-5 yıl” dedim. İlk uçuş inşallah bu yıl gerçekleştirilecek” dedi.

Akşit’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

80’li yılların başında F-16 savaş uçaklarını alırken rahmetli Özal ve komutanlar uçaklarının bakımları yapılması için tesis kurulmasını istiyorlar. O zaman bastırıyorlar, General Electric’le anlaşıyorlar. TUSAŞ’ı ikiye bölüyorlar. TUSAŞ Uçak Sanayi ve TUSAŞ Motor Sanayi diye ikiye bölüyorlar. Motoru Eskişehir’e kuruyorlar. Bana göre bizim insanımız, milletimiz gerçekten pratik zekalı, çalışkan, üretken kıvrak zekalı insanımız var. Ben Boğaziçi Makina Mühendisliği mezunuyum. İlk tercihim en yüksek puanlı makine mühendisliğiydi. Böyle projeler yapmak için uzun dönem devlet iradesi ve finansal desteği gerekiyor. Önceki yıllarda Türkiye’nin tarihinde sık sık hükümetler değişirdi. 11 ay süren hükümetler bile vardı. Birisinin destek verdiği projeye öteki destek vermiyordu. Uzun soluklu projeleri yürütmek mümkün değildi. Helikopter motoruna 2017’de başladık. Sürekli siyasi irade desteği vardı. 2013’ün Aralık sonunda başladım yaklaşık 10 yıllık süreçte hiç kesilmeyen devlet iradesi, politik, mali desteği olmasaydı ekip dağılırdı.

Gökbey’e milli motor takılacak;

“DEVLET PROJELERİN ARKASINDA DURDU”

2000’li yıllarda ANKA, Gökbey, milli muharip uçağı, Altay tankı, MİLGEM platformları kuruldu. Devlet arkasında durdu. Sonra da en önemli alt sistemleri yerleştirmeye başladılar. Motor projeleri biraz daha geriden geldi. Motorda çok kritik export kontrol dediğimiz kimsenin kimseye satmadığı, vermediği teknolojiler var. Mesela tek kristal kanat döküm teknolojileri. Motoru düşünün, havayı girişten emiyoruz. Kompresörde sıkıştırdık, yüksek basınça ulaştırdık, yanma odasına aldık, yakıtı döktük, kibriti çaktık. Genleşecek ama daracık bir yerde yapıyoruz. Ama arka tarafı açık. Genleşirken arkadan hızla fırlasın istiyoruz. Etki tepkiden itki elde ediyoruz. Yanma odasından çıkan kızgın gazın ilk çarptığı parçalar aleve doğrudan maruz kalıyor. Güneşin yüzey sıcaklığının yüzde 45 civarında. Bu sıcaklığa hiçbir metalin dayanması, erimemesi mümkün değil. Bunları seramik kaplamalarla korumaya çalışıyoruz. O sıcaklıkta çalışabilecek malzeme sayısı sınırlı.

“YERLİ VE MİLLİ ANLAMDA BİR JET MOTORU”

Metaller katılaşırken donma her an her noktada aynı anda başlıyor. Kristalleşme her yerde başlıyor. Milyarlarca kristalden oluşuyor. Siz istiyorsunuz ki tek bir hücreyi seçiyorsunuz. O hücreyi özel şartlarda büyüte büyüte bütün kanadı tek bir hücre halinde üretiyorsunuz. Çok dehşet, zor teknoloji. Biz TÜBİTAK Malzeme Enstitüsü ile oturduk, beraberce çalışarak beraberce geliştirdik.

Gerçekten yerli ve milli anlamda bir jet motoru. Öncü motor bu. Bundan sonrası artık zaman ve para meselesi. Helikopter motoru aslında bildiğimiz jet motorunun bir tık ötesi. Kopya çekmek diye bir şey sözkonusu değil. Tamamen güç sınıfları farklı. Tabii ki motor çalışması yaparken, mevcut varolan motorlarda her datayı inceliyoruz. Nasıl çözdüklerini anlamaya çalışıyoruz. Bu da doğal bir şey herkes birbirini anlamaya çalışıyor. Mevcut Atak helikopterinden bu motor daha büyük ve daha güçlü. Çünkü öyle istendi bizden. Tasarım baştan aşağı değişti. Tabii ki benzer fiziksel yöntemlerle çözüyoruz.

“TÜRKİYE’DE TEK KRİSTAL TİRBÜN KANATLARININ MALZEMESİ”

Bu sivil bir motor. Çift kullanımlı. Askeriye dönüştürülmesi için zırhlandırılması lazım. Çok zor şeyler değil ama hukuki engeller var. Atak projesi kurgulanırken motorun olduğu bölgeler yabancı ortağa ait. Oraya dokunacakları pek mümkün değil. Bizden isterlerse motoru askeriye dönüştürebiliriz. Tamamen bizim tasarımımız, yerli ve milli. Bir Japon veya Alman arabası aldığınızda 4 silindirli. Sistem aynı. Yoksa yeni bir motor icat etmedik; ancak kendi tasarımımız. Göreve geldiğimde bütün şirkette 2 tane malzeme mühendisi vardı. Göreve gelince malzeme ve proses mühendisliği ekibi kurduk. Kocaman bir müdürlüğümüz var. Bu işi yapıyor. Bu malzemeleri yerli ve milli olarak Türkiye’de geliştiriyoruz. Sayın Fikri Işık Bakan’la kahvaltıda buluştuk. Yıl 2016’nın sonu veya 2017’nin başı olması lazım. Döktüğümüz kanadı masaya koydum. Sayın Bakan ‘Bunun malzemesi nereden geliyor, onu da alacaksınız’ dedi. ‘Sayın Bakanım bunu tasarladık, mecbur oturduk, döküm prosesi geliştirdik’ dedim. Alaşımı da geliştirdik. Türkiye’de tek kristal tirbün kanatlarının malzemesi Türkiye’de gelişti.

“İLK UÇUŞ İNŞALLAH BU YIL OLACAK”

İşin içine kimya, fizik giriyor. Bunları Türkiye’nin en iyi okullarında okuyan kişileri alıp kendimiz yetiştiriyoruz. Bu gençleri biz eğitiyoruz. Danışmanlık alıyoruz. Yabancı danışmanlar geliyor, sorularımızı soruyoruz. Fazla bir bilgi paylaşmıyorsa, kesiyoruz kontratını gönderiyoruz. Bu motorun şu ana gelmesi 1000’i geçkin kişiyle oldu. Prototip, imalat mühendislerimiz var. Parçanın modeli çıktı, bunu kütük metalden bu hale getirmek için bire bir kod yazması lazım. Hangi proseslere göre yapılacak ki yamuk yumuk yapılmasın. Bunları da koyarsanız 1000-1500 kişi olur. Projenin başlamasından ilk motor prototipini teslimimiz 3 yıl 10 ay kadar. Ben Cumhurbaşkanımıza 3-5 yıl dedim. İlk uçuş inşallah bu yıl gerçekleştirilecek. Gökbey motoruna kavuşmak üzere.

“2024’ÜN SONU İTİBARIYLE İLK SERİ IMALATA BAŞLAMAYI HEDEFLİYORUZ”

Uluslararası sivil otoriteleri var. Bunların izni olmadan sivil insan taşıyan aracı kaldıramazsınız. Sivil sertifikasyonu inşallah aksilik olmazsa, önümüzdeki yılın sonuna doğru ilk motorumuzun testleri o olgunluğa gelecek. Sertifikasyoncuyu çağırıp, denetçinin huzurunda yapıyoruz. Biz yaptık hazırız dediğimizde o testleri yapıyoruz zaten. Emin olduktan sonra çağırıyoruz. Bir de onun huzurunda tekrar ediyoruz. Platform üreticisinin kendi iç süreçleri var. Biz diyelim ki yarın teslim ediyoruz. onlar bizim test sonuçlarını öncelikle inceliyorlar. İlk uçuş testi motorumuzun sorunsuz çıkmasına bağlı. Sorun çıkmazsa birkaç ay içinde olabilir. Testi yaparken umulmadık bir şey çıkıyor diyelim. ‘Şurayı düzeltin bir daha gelip göreyim’ diyor. Bir daha gelmesi 3 ay ay. 2024’ün sonu itibariyle ilk seri imalatı başlatmayı hedefliyoruz.

“SIKORSKY HELİKOPTERLERİNİN BÜTÜN PARÇALARINI BİZ ÜRETİYORUZ”

İmalat yeteneğimiz çok iyi. Sikorsky helikopterlerinin bütün parçalarını biz üretiyoruz. Yanma odası dahil. Onları dahil Türkiye’de üretiyoruz. Bizim motorlarımızda uçan ilk yerli Karaşahinler ordumuza teslim edildi. Şu anda uçuyorlar. Dünya klasmanında bu tip motorlar 1-2 milyon dolar arasında. Az alıyorsanız 2’yi de geçiyor. En kritik parçası sıcak kanatlar. Geliştirdiğimiz malzeme teknolojilerini Roketsan, hatta Baykar bile malzeme alıyor. Biz maksimum gücün üstüne çıkardık 1572 beygire kadar güç ürettik. Helikopterde bir motor giderse diğer motor maksimum güce çıkıyor. İrtifanız çok yüksekse otoratasyon diye bir şey var, iki motor da gitse siz sert bir inişle inip, canınızı kurtarıyorsunuz. Dünyanın en büyük uçak motoru vardır. O kadar büyük ki, içine uçak sığıyor. Ben onun içinde bizzat yorulma analizlerini yaptım. İlk THY almış, merdivenden çıkarken gördüm. Heyecanlandım. Merdivende döndüm, o zaman üniversiteydim. Yanımdaki beyefendiye dedim ki, ‘Bu motorun tasarımında üç tane parça’ var dedim. Beyefendi ne olduğunu da anlamadı.

“ARGE’YE PARA YATIRAN 6. ŞİRKETİZ”

Helikopter motorumuz Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından resmi proje var. Bu füze motorunu devletimizden fon aldık. Bazı yerlerde kendimiz fonladık. Türkiye’de ARGE’ye para yatıran 6. şirket hale geldik. Çok ciddi ARGE’ye para yatırıyoruz. Devlet herşeyi karşılayamıyor. Biz sadece motor geliştirmek için değil imalata da çok ciddi ARGE yapıyoruz. TEI aslında ihracat yıldızı. Cirosuna oranla en büyük ihracat yapan birinci şirket bile çıkabilir. İhracat değeri açısından Baykar’ı hariç tutuyorum tabi, onlar maşallah üretimlerin hepsini ihraç ediyorlar. Biz kamu şirketiyiz. Biz ikinci geleceğimize inanıyorum.

“ARKASINDA DURULMAZSA BİTER”

Bize düşen pay zannediyorum 350 milyon dolarları yakalayacağız. Kovid darbesinden dolayı gecikmeli geliyor. Yoksa bu yıl 400-500 ‘leri görecektik. Ciro oranımız çok yüksek. Baykar’dan sonra ürettiğimizin çok miktarını ihraç ediyoruz. 

Daha önce neden böyle bir şey başarılamadı. Sebebi istikrar ve siyasi irade. Burada Cumhurbaşkanımıza tekrar teşekkür ediyorum. Arkasından durulmazsa proje durduğu anda biter. Savunma sanayi başkanlığımız fon aktardı. Bunlar çok önemli. Türkiye çok zengin bir ülke değil, bunlar da çok ucuz şeyler değil. Bunlara çok yüksek miktarda paraları aktarabilmek kolay bir iş değil. yani devlet arkasında durması lazım. Bütün ekibimiz teknisyenlerimiz, en alttaki işçimize kadar çok muhteşem işler çıkardılar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir